Zemin İyileştirme

Bursa'da Sıvılaşma Riski: Alüvyon Zeminlerde Değerlendirme ve Önlemler

Sıvılaşma, suya doygun, gevşek kumlu ve siltli zeminlerin deprem sarsıntısı sırasında dayanımını büyük ölçüde yitirerek sıvı gibi davranmasıdır. Bursa'da ova ve kıyı kesimlerindeki genç alüvyonlar bu açıdan incelenmesi gereken ortamlardır; gerçek risk ise yalnızca parsel bazında yapılan zemin etüdüyle belirlenir.

  • Gökçe Demir
  • Yayın:
  • Güncelleme:
  • 8 dk okuma
Rehber künyesiZemin İyileştirme
  • Yayın21 Eylül 2026
  • Güncelleme21 Eylül 2026
  • Okuma8 dk okuma
  • Kelime1.541
  • Gökçe DemirYazar
Tüm teknik rehberler
Temel kazısı içinde paletli zemin iyileştirme makinesi ve saha ekibi
Temel kazısı içinde paletli zemin iyileştirme makinesi ve saha ekibi

Büyük depremlerden sonra yan yatmış binalar, zeminden fışkıran kum ve su, çökmüş yol ve kaldırımlar genellikle aynı olgunun sonucudur: sıvılaşma. Bursa, hem aktif fay sistemlerine yakınlığı hem de geniş alüvyon ovası nedeniyle sıvılaşmanın sıkça konuşulduğu şehirlerden biridir.

Ancak "Bursa'da sıvılaşma riski var mı?" sorusunun tek bir cevabı yoktur. Aynı ovada birkaç yüz metre arayla birbirinden çok farklı zemin profilleri bulunabilir. Bu yazıda sıvılaşmanın nasıl oluştuğunu, Bursa'da hangi zemin ortamlarının dikkatle incelenmesi gerektiğini, riskin nasıl hesaplandığını ve hangi önlemlerin alındığını anlatıyoruz.

Sıvılaşma nedir, nasıl oluşur?

Sıvılaşma, deprem sarsıntısının tekrarlı yüklemesi altında zemin taneleri arasındaki boşluk suyu basıncının hızla artması ve tanelerin birbirine uyguladığı efektif gerilmenin çok düşük seviyelere inmesiyle ortaya çıkar. Taneler arası temas zayıfladığında zemin, kayma dayanımının büyük kısmını kaybeder ve kısa bir süre için sıvı gibi davranır.

Sıvılaşma için gereken koşullar

Sıvılaşmanın oluşması için genellikle aşağıdaki koşulların birlikte bulunması gerekir:

KoşulAçıklama
Zemin türüTemiz kumlar, siltli kumlar, düşük plastisiteli siltler; bazı çakıllı kumlar
SıkılıkGevşek veya orta sıkı yerleşim (düşük SPT N, düşük CPT uç direnci)
Suya doygunlukZeminin yeraltı suyu seviyesinin altında olması
DerinlikGenellikle yüzeye yakın ilk birkaç on metre; örtü yükü arttıkça hassasiyet azalır
Jeolojik yaşGenç (Holosen) alüvyon ve yapay dolgular daha hassastır
DepremYeterli büyüklük ve sürede yer sarsıntısı

Bu koşullardan biri eksikse (örneğin zemin kuruysa, çok sıkıysa veya yüksek plastisiteli kil ise) klasik anlamda sıvılaşma beklenmez. Ancak bu tür zeminlerde de deprem sırasında dayanım kaybı veya büyük deformasyonlar gibi başka sorunlar değerlendirilmelidir.

Sıvılaşmanın yapılara etkisi

  • Taşıma gücü kaybı: Temel altındaki zemin yükü taşıyamaz; bina oturur veya yan yatar.
  • Farklı oturma: Yapının bir kısmı diğerinden daha fazla oturur, taşıyıcı sistemde hasar oluşur.
  • Yanal yayılma: Hafif eğimli arazilerde ve kıyılarda zemin kütlesi yatayda hareket eder.
  • Kum kaynaması: Basınçlı su, kumu yüzeye taşır; zemin içinde boşluk ve düzensiz oturma oluşur.
  • Altyapı hasarı: Gömülü borular ve rögarlar yüzeye doğru hareket edebilir.

1999 Kocaeli depremi sonrasında Adapazarı ve Marmara kıyılarında gözlenen hasarlar, sıvılaşmanın Türkiye'deki en iyi belgelenmiş örnekleri arasındadır ve bu konunun yerel mühendislik uygulamasında önemini artırmıştır.

Bursa'nın genel jeolojik ve sismik çerçevesi

Bursa, Marmara Bölgesi'nin güneyinde, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun güney kollarının etkisindeki bir bölgede yer alır. Kentin tarihinde 1855 depremleri gibi yıkıcı olaylar kayıtlıdır. Bölgesel deprem tehlikesi, AFAD Türkiye Deprem Tehlike Haritaları (yeni sekmede açılır) üzerinden parsel koordinatına göre sorgulanabilir; diri faylarla ilgili genel bilgiye MTA (yeni sekmede açılır) kaynaklarından ulaşılabilir.

Sıvılaşma açısından belirleyici olan ise deprem tehlikesinin yanında yerel zemin koşullarıdır. Bursa'da genel olarak iki farklı zemin ortamı öne çıkar:

  • Uludağ eteklerine doğru yükselen, daha eski ve genellikle daha sıkı birimlerin ve kaya temelin yüzeye yaklaştığı kesimler.
  • Ova tabanında, akarsuların taşıdığı malzemeyle oluşmuş, genç ve katmanlı alüvyon çökelleri.

Bursa ovası ve Nilüfer Çayı çevresi

Bursa ovası, Nilüfer Çayı ve ona karışan derelerin uzun süre boyunca taşıdığı kil, silt, kum ve çakıl çökelleriyle dolmuş bir havzadır. Akarsu ortamında çökelen bu malzeme yatayda ve düşeyde hızla değişir: Bir sondajda kalın bir kil katmanı görülürken hemen yanındaki sondajda eski bir dere yatağına ait gevşek kum–çakıl mercekleri bulunabilir.

Ovanın bazı kesimlerinde yeraltı suyunun yüzeye yakın olması, sıvılaşma değerlendirmesini bu bölgelerde daha kritik hale getirir. Bununla birlikte, ova tabanındaki her parselde sıvılaşma riski bulunduğunu söylemek doğru değildir; killi ve plastik katmanlar ağırlıktaysa risk düşük çıkabilir.

Gemlik ve kıyı kesimleri

Gemlik Körfezi çevresindeki kıyı düzlükleri ve dere ağızları, denizel ve akarsu çökellerinin ardalandığı, yeraltı suyunun sığ olduğu ortamlardır. Kıyı dolguları ve yapay dolgu alanları da bu kapsamda ayrıca incelenmelidir. Kıyıya yakın sahalarda sıvılaşmaya ek olarak yanal yayılma ihtimali de değerlendirilmelidir. Bölgeye özgü etüt yaklaşımı için Gemlik zemin etüdü sayfamıza bakabilirsiniz.

Bursa genelindeki etüt süreçlerini merak ediyorsanız Bursa zemin etüdü sayfamız ilçe bazında genel bilgiler sunar.

Sıvılaşma riski nasıl değerlendirilir?

Sıvılaşma değerlendirmesi, zemin etüdünün bir parçası olarak yapılır ve birkaç aşamadan oluşur.

1. Saha araştırması

  • SPT'li sondajlar: Derinlik boyunca N değerleri ölçülür ve her seviyeden numune alınır.
  • CPT / CPTu: Sürekli uç direnci profili, ince kum bantlarının yakalanmasını sağlar.
  • Jeofizik ölçümler: MASW ile kayma dalgası hızı profili elde edilir; Vs30 değeri zemin sınıfının belirlenmesinde kullanılır.
  • Yeraltı suyu gözlemi: Su seviyesi ve mümkünse mevsimsel değişimi kaydedilir.

İki arazi deneyinin güçlü ve zayıf yanlarını SPT ve CPT karşılaştırmamızda ayrıntılı anlattık.

2. Laboratuvar deneyleri

Sıvılaşma açısından en önemli laboratuvar verileri elek analizi ile belirlenen ince tane oranı ve Atterberg limitleri ile belirlenen plastisitedir. İnce tane oranı ve plastisitesi yüksek zeminlerin sıvılaşma davranışı, temiz kumlardan farklıdır ve analizde bu fark dikkate alınır.

3. Analiz

Yaygın kullanılan basitleştirilmiş yöntemlerde iki büyüklük karşılaştırılır:

  • CSR (tekrarlı gerilme oranı): Tasarım depreminin zeminde oluşturduğu yük. Sahanın tasarım ivmesi, deprem büyüklüğü ve derinliğe bağlı olarak hesaplanır.
  • CRR (tekrarlı direnç oranı): Zeminin sıvılaşmaya karşı direnci. SPT'de düzeltilmiş (N1)60, CPT'de normalize uç direnci ve ince tane oranından elde edilir.

Her derinlik için güvenlik sayısı (FS = CRR / CSR) hesaplanır. Güvenlik sayısının kabul edilen sınırın altında kaldığı katmanlar sıvılaşabilir olarak işaretlenir. Ardından bu katmanların kalınlığı ve derinliği dikkate alınarak olası oturmalar ve yüzey etkileri tahmin edilir.

4. Zemin sınıfı ve tasarım sonucu

TBDY 2018 kapsamında sıvılaşma potansiyeli yüksek zeminler, sahaya özel değerlendirme gerektiren ZF sınıfıyla ilişkilendirilir. Bu durumda yalnızca standart spektrum kullanmak yeterli olmaz; sahaya özel analiz ve çoğu zaman zemin iyileştirme gerekir. Zemin sınıflarına dair ayrıntılar için TBDY 2018 zemin sınıfları rehberimize göz atabilirsiniz.

Sıvılaşmaya karşı alınabilecek önlemler

Sıvılaşma riski tespit edilen sahada amaç; sıvılaşabilir katmanı sıkılaştırmak, bağlayıcıyla güçlendirmek, boşluk suyu basıncının sönümlenmesini hızlandırmak veya yapı yükünü bu katmanın altındaki sağlam zemine aktarmaktır. Hangi yöntemin seçileceği; katman kalınlığı, derinlik, yapı yükü, komşu yapılar ve yeraltı suyu durumuna bağlıdır.

YöntemÇalışma prensibiUygun olduğu durumlarDikkat edilecek noktalar
Jet groutYüksek basınçlı enjeksiyonla zemin–çimento kolonları oluşturulurKum, silt ve karışık zeminler; dar parseller; komşu yapıya yakın çalışmalarKolon çapı ve dayanımı deneme kolonu ve karot ile doğrulanmalı
Deep soil mixing (DSM)Zemin, mekanik karıştırıcıyla bağlayıcıyla yerinde karıştırılırGeniş alanlar, kalın yumuşak/gevşek katmanlar; blok veya duvar düzeniEkipman boyutu, iri çakıl ve bloklarda verim düşer
Taş kolonTitreşimle sıkıştırılmış çakıl kolonlar zemini sıkılaştırır ve drenaj sağlarKumlu zeminler; geniş alanlı projelerÇok ince taneli zeminde etkinlik azalır; titreşim komşu yapıları etkileyebilir
Fore kazıkYapı yükü sıvılaşabilir katmanın altındaki sağlam zemine aktarılırYüksek yüklü yapılar, kalın zayıf katmanlarSıvılaşan katmanda yanal zemin itkisi ve negatif sürtünme tasarımda dikkate alınmalı
Mini kazıkKüçük çaplı kazıklarla yük derindeki zemine aktarılırDar alan, mevcut yapı güçlendirmesi, düşük yükseklikYanal yük kapasitesi sınırlıdır
Kompaksiyon yöntemleriZemin dinamik veya titreşimli yöntemlerle sıkılaştırılırAçık alanlar, temiz kumlarKent içi yapılaşmış alanlarda titreşim ve gürültü sınırlayıcıdır
Drenaj önlemleriDüşey drenler boşluk suyu basıncının sönümlenmesini hızlandırırGenellikle diğer yöntemlerle birlikteTek başına her durumda yeterli değildir

Kent içindeki dar ve komşu yapılarla çevrili parsellerde titreşimsiz yöntemler, yani jet grout, DSM ve kazıklar genellikle öne çıkar. Hangi yöntemin seçileceğine dair ayrıntılı karşılaştırma için jet grout mu fore kazık mı yazımıza bakabilirsiniz.

İyileştirme sonrası doğrulama

Zemin iyileştirme yapıldıktan sonra hedefe ulaşılıp ulaşılmadığı kontrol edilmelidir. Bu kontroller, kolonlardan alınan karotlar ve basınç deneyleri, iyileştirme sonrası SPT/CPT ile yapılan karşılaştırmalı ölçümler ve kazıklarda PIT deneyi gibi yöntemleri kapsar. Tasarım ve uygulama zincirinin tamamı için zemin iyileştirme proje hazırlama sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Parsel sahibi olarak neleri sormalısınız?

Sıvılaşma açısından hassas olabilecek bir bölgede yapı yapacak veya yapı satın alacaksanız, zemin etüdü raporunda aşağıdaki soruların cevaplarını arayın:

  1. Sondajlar yeterli derinliğe inmiş ve sıvılaşabilir katmanları geçmiş mi?
  2. Yeraltı suyu seviyesi ölçülmüş ve kaydedilmiş mi?
  3. Kumlu–siltli katmanlarda ince tane oranı ve plastisite deneyleri yapılmış mı?
  4. Sıvılaşma analizi yapılmış mı, hangi yöntem ve hangi deprem parametreleri kullanılmış?
  5. Güvenlik sayısı düşük çıkan katmanlar için oturma tahmini verilmiş mi?
  6. Öneriler bölümünde somut bir iyileştirme veya temel çözümü var mı?

Raporun tamamını okumakta zorlanıyorsanız zemin etüdü raporu okuma rehberimiz adım adım yol gösterir.

Detay Zemin'in yaklaşımı

Kurucumuz Gökçe Demir'in yüksek lisans çalışması zeminlerde sıvılaşma ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) üzerinedir (firma beyanı). Bu birikimle Bursa ve çevresindeki projelerde sıvılaşma değerlendirmesini zemin etüdünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor; gerekli durumlarda Bursa'da zemin iyileştirme çözümlerinin tasarım ve uygulama sürecinde yer alıyoruz.

Sık Sorulan Sorular

Bursa'da sıvılaşma riski olan yerler hangileri?

Genel olarak ova tabanındaki genç alüvyonlar, dere yatakları çevresi, kıyı düzlükleri ve yapay dolgular incelenmesi gereken ortamlardır. Ancak bu, söz konusu bölgelerdeki her parselde risk bulunduğu anlamına gelmez. Belirli bir parselin sıvılaşma riski, yalnızca o sahada yapılan sondaj, arazi ve laboratuvar deneyleri ile yapılan analizlerle belirlenir.

Sıvılaşma riski olan arsaya bina yapılır mı?

Evet, uygun mühendislik önlemleriyle yapılabilir. Sıvılaşabilir katmanlar jet grout, DSM veya taş kolon gibi yöntemlerle iyileştirilebilir ya da yapı yükü kazıklarla daha derindeki sağlam zemine aktarılabilir. Yöntem seçimi; katman kalınlığı, derinlik, yapı yükü ve komşu yapılar dikkate alınarak zemin etüdü sonuçlarına göre yapılır.

Sıvılaşma analizi için hangi deneyler gerekir?

Temel olarak SPT'li sondajlar, gerekirse CPT, yeraltı suyu ölçümü ve laboratuvarda ince tane oranı ile plastisite deneyleri gerekir. Kayma dalgası hızı ölçen jeofizik yöntemler de değerlendirmeyi destekler. Analizde bu verilerle her derinlik için sıvılaşmaya karşı güvenlik sayısı hesaplanır.

Killi zeminde sıvılaşma olur mu?

Yüksek plastisiteli killer klasik anlamda sıvılaşmaya karşı genellikle dirençlidir. Ancak düşük plastisiteli siltler ve killi siltler, deprem sırasında benzer dayanım kayıpları yaşayabilir. Bu nedenle laboratuvarda plastisite ve su muhtevası belirlenir ve analizde bu tür zeminler ayrıca değerlendirilir.

Mevcut binada sıvılaşma riski nasıl anlaşılır?

Mevcut binalarda bina çevresinde veya uygun noktalarda sondaj ve arazi deneyleri yapılarak zemin profili belirlenir. Bu veriler, binanın deprem performansı değerlendirmesinde kullanılır. Gerekirse mevcut yapının altında mini kazık veya enjeksiyon gibi yöntemlerle güçlendirme seçenekleri incelenir.

Zemin iyileştirme sıvılaşmayı tamamen önler mi?

Doğru tasarlanıp uygulanan iyileştirme, sıvılaşmanın yapıya etkisini kabul edilebilir sınırlara indirmeyi hedefler. Başarı; tasarımın gerçek zemin verisine dayanmasına, uygulama kalitesine ve iyileştirme sonrası yapılan doğrulama deneylerine bağlıdır. Sahanıza uygun çözümü değerlendirmek için teklif talebi oluşturabilirsiniz.

Kaynaklar ve ileri okuma

  1. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) – Mevzuat Bilgi Sistemi
  2. Türkiye Deprem Tehlike Haritaları – AFAD
  3. AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı
  4. MTA Genel Müdürlüğü – Diri Fay Haritaları ve Yerbilimleri Verileri
  5. Bursa Büyükşehir Belediyesi
  6. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası

Mevzuat metinleri değişebilir; bağlayıcı hüküm için Resmî Gazete ve Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınmalıdır.

Gökçe Demir

Yüksek Jeoloji Mühendisi, Kurucu

Detay Zemin ve Detay Asbest'in kurucusu. 2007'de jeoloji mühendisliğinden mezun olduktan sonra çevre danışmanlık firması, zemin etüt firması ve beton–zemin laboratuvarında mühendis, şef ve yönetici olarak görev yaptı. Zeminlerde sıvılaşma, zeminlerin değerlendirilmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) konularında…

Yayın: · Son güncelleme:

İçerik, yürürlükteki mevzuat ve saha uygulaması değiştikçe gözden geçirilir. Sorularınız için bize yazabilirsiniz.

Parselinizin zeminini birlikte değerlendirelim

Proje bilgilerinizi paylaşın; kapsamı, süreci ve teslim edilecek raporları netleştirelim. Keşif ve değerlendirme için sahayı birlikte planlayalım.

+90 532 136 62 12 info@detayzemin.com Pazartesi – Cumartesi, 08:00 – 18:00